Mühendis Sözlük
profil resmi
vanadu
toplam gönderi
yazar puanı
vanadu
toplam gönderi
  • entryler
  • en sevilen
  • sevilmeyen
  • favorileri
  • kişisel
  • gargat ağacı @16870

    sahih hadis kitaplarının birinde adı geçen bir ağaç. hadise göre, kıyamet yaklaşıp müslümanlar yahudileri keserek cezalandırdıkları sırada, yahudilerin bir bölümü taşların ve kayaların arkasına saklanır. ancak tüm ağaçlar ve taşlar dile gelerek arkalarında bir yahudi olduğunu müslümanlara söylerler. bir tek gargat ağacı söylemez.
    anadolu gençliği, bu hadis üzre masallarla kudüs'ü kurtarırken tel aviv üniversitesi, yerde gizli (kamufle olmuş) nesnelerin sınırlarını saptayarak düşman yerini belirleme üzerine master tezi yapan öğrenciler yetiştirmektedir bu da işin bir diğer yüzüdür.

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    12.12.2017 11:54
  • yazarların şu anda dinledikleri şarkılar @16869



    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    11.12.2017 22:33
  • mekkare @16858

    yük taşıyan hayvan ve bunların sahipleri için kullanılan sözcük. arapça kiraya veren anlamına mukari sözcüğünden gelir. mekkare denilince esas olarak askeriyenin mallarını taşıyan at, eşek, öküz ve özellikle katır gibi hayvanlarla, bu hayvanların çektiği arabalar anlaşılırdı. osmanlıda mekkareciler önemli bir esnaf olarak kabul edilmiştir.
    2017 yılında yaşıyor olmamıza rağmen türkiye bütçesinde her yıl bir miktar para mekkare için ayrılır.

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    14.11.2017 12:36
  • ayla @16856

    ayla filmi hakkında gerçekçi bir yaklaşım:
    haber.sol.org.tr

    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    6.11.2017 15:26
  • ay takvimi @16849

    ay takvimine göre 1 yıl 354 gün olup güneş yılından 11 gün kısadır. bu nedenle ay takvimine göre mevsimler her yıl farklı aylara gelmektedir. keza dini bayramlar da her yıl 11 gün öne gelir. örneğin 2017 yılında 1 eylüle gelen kurban bayramı 2018 yılında 20 ağustos civarına gelecektir.
    araplar tarım toplumu olmadığı, yaşamlarını çapulculuk, haydutluk ve uğrulukla sürdüren bir toplum olduğu için takvim çok önemli değildir. ne zaman ki araplar da yerleşik topluluklar oluşturmaya başlamışlar, o zaman belirli bir günün hep aynı mevsime denk düşmesi önemli hale gelmiştir. bunun için de her üç yılda bir takvime 1 ay eklenirdi. bu eklemeye (ve eklenen aya) "nesi" denirdi

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    23.10.2017 09:53
  • oktay etiman @16841

    türkiye halk kurtuluş ordusu'nun (thko) kurucularından, deniz gezmişlerin arkadaşı, 68 kuşağından bir devrimci. denizlerin idam cezası aldığı duruşmalarda 30 yıl hapis cezası almış, infaz yasalarıyla cezası 14 yıla düşmüştür. şanlı şerefli türk polisleri ve subayları tarafından kaba dayaktan, elektrikli askılara kadar görmediği işkence kalmamıştır. 12 eylül darbesi sırasında hapiste olmasına ve hiçbir örgütsel bağlantısının kalmamış olmasına rağmen şerefli türk ordusu tarafından, sadece devrimci olduğu için tekrar işkenceye alınmıştır.
    yıllar sonra serbest kaldıktan sonra ve bozulan sağlığı için doktora gittiğinde, sırtındaki izleri doktora, "sigara söndürme izleri" şeklinde açıklamıştır.
    5 ekim 2017 tarihinde güneşe yürümüştür.

    artı
    1
    artı
    1
    artı
    0
    5.10.2017 11:53
  • milli irade @16840

    önce 6.5 milyon oy almış hdp'nin meclisten tamamen dışlanması ve seçimle gelmiş tüm belediye başkanı ve belediye meclislerinin görevden alınarak yerine devlet görevlilerinin atanması, daha sonra gene seçimle gelen istanbul belediye başkanının istifa ettirilmesi ve 4 ekim 2017 itibariyle, seçimle gelmiş yedi belediye başkanının istifa ettirileceğinin öngörülmesine bakılarak akepe genel başkanı recep tayyip erdoğan'ın (the reyiz) iradesine milli irade denir.

    artı
    3
    artı
    0
    artı
    0
    4.10.2017 09:51
  • ayla @16839

    1960'lı yılların başında, yüz metre uzaktaki bakkala gitmek üzere evden çıkan ve ondan sonra sırra kadem basan altı yaşlarındaki küçük kızın adı.
    blog.milliyet.com.tr

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    2.10.2017 17:43
  • ayla @16838

    atmosferde su buharının yoğun olduğu kimi zamanlarda ayın ve bazen de yıldızların etrafında görülen ışıklı halka. diğer adı "hale"dir.

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    2.10.2017 16:47
  • koroner bypass ameliyatı @16834

    kalbe kan taşıyan atardamarların, çeşitli nedenlerle tıkanması ve görevini yapmaması durumunda bu damarların çıkartılarak yerine vücudun başka bir yerinden alınan toplardamarın takılması ameliyatıdır. pek çok doktor tarafından organ nakli ve beyin cerrahisi ile birlikte ameliyat olan için en zor üç ameliyattan birisi olarak kabul edilmektedir.
    damarları tıkayan etmenler, yağlı yiyeceklerle beslenme, aşırı kilo, başta sigara olmak üzere pek çok zehirli gaz ya da genetik olabilir. atardamarı tıkayan etmenler toplardamarı da tıkayacağından, atardamarla değiştirilmek üzere vücuttan (çoğu kez sağ bacaktan) alınan toplar damar ters yüz edilerek "kirlenmemiş" yüzeyi damar içi olarak kullanılır.
    bu ameliyat ilk kez 1970'li yılların başında yapılmaya başlanmıştır. ameliyat sonrası ölüm oranı %60'ın üzerindeydi ve 1980'li yılların ortalarına kadar oran düşerek %25'lere geriledi. 1985 yılından itibaren mikrocerrahide ve tıbbi görüntülemede yaşanan gelişmelerle 2000'li yıllarda ölüm oranları hızla geriledi. bugün on bin hastadan sadece iki tanesi ameliyat, ya da ameliyat sonrası komplikasyonlardan dolayı ölmektedir.
    ameliyat sırasında gögüs kafesinin her iki yanını birleştiren ve halk arasında "iman tahtası" denilen sternum adlı kemik diklemesine kesilerek kalp ortaya çıkarılır. damar değişikliği yapıldıktan sonra bu kemik çelik tellerle birleştirilerek kaynaması beklenir. ameliyattaki en büyük sıkıntı bu kemiğin kaynama sürecidir. bazen kemik kaynamaz, bu durumda göğüs tekrar açılarak kemik tekrar birleştirilir.
    yeni ameliyat teknolojileriyle bu kemiği kesmeden de robotik yöntemlerle bypass ameliyatı yapılmasına başlanmıştır.

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    27.9.2017 12:00
  • salda gölü @16828

    burdur ilinde, 44 km2 yüzölçümüne sahip, 185 metre derinliğiyle ülkemizin en derin üçüncü gölü olan karstik göl. suyu tuzlu, sodalıdır. olağanüstü bir güzelliğe sahip olan göl 1989 yılından bu yana doğal sit alanıdır. süslümanların partisi akepe iktidarının çarpık enerji ve sulama projeleri yüzünden göle su getiren derelerin debisindeki azalmayla su seviyesi hızla düşmektedir.
    buna ek olarak süslümanlar, onulmaz para hırslarıyla kısa süre içinde çevresinde turistik (!) yapılaşma hazırlığına girişmişlerdir.

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    26.9.2017 12:56 - 14:01
  • toy's r us @16824

    bir zamanların en büyük oyuncak perakendecisi. amazon firmasının başını çektiği e-ticaretin baskısına dayanamayark 5 milyar dolara yakın bir borçla iflas etmiştir:

    "a toy story that ended in chapter 11
    toys ‘r’ us has filed for bankruptcy as it seeks to restructure $400 million in debt — the result of a $6.6 billion buyout from more than a decade ago that has slowed its physical and online growth. adding to the chain’s woes are five years of declining sales, as well as competition from amazon, whose $4 billion in toy sales last year far outpaced toys ‘r’ us. the retailer hopes the bankruptcy filing will help it improve its online presence and tackle the holiday season, its biggest sales driver. america’s largest toy chain joins a larger trend of retail bankruptcies and declining sales among toymakers."

    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    22.9.2017 14:22
  • meksika daki deprem i̇stanbul da gerçekleşirse @16816

    mimarlar odasının raporlarına göre 600-700 bin civarında ölü verdikten sonra geri kalan istanbul halkı, toplanma yerlerini iskana açıp avm yapan akepe binalarında, reyizin saray ve evlerinde, diğer süslüman ve rantiye devlet adamlarının malikanelerinde toplanırlar. reyiz ya da koldaşlarından biri televizyona çıkarak depremin fetönün işi olduğunu söyler. halkın toplanmasının cehapenin ve kılışdarın marifeti olduğunu, bunun terörik bir eylem olduğunu söyleyerek herkesin kendi evine gitmesini ister.
    deprem sonrası istanbul'un yeniden imarı, büyük ortağın reyiz olduğu saklanmayan inşaat şirketlerinden birine verilir. herkes selamete erer.

    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    20.9.2017 11:37
  • şerif mardin @16811

    1927 yılında istanbul'da doğmuş, 6 eylül 2017'de, 90 yaşında gene istanbul'da ölmüş sosyoloji profesörü.
    12 eylül'de toplumu yeniden tasarlamak isteyen faşist cuntanın ihtiyacı teorik temeli sağlayan "türk islam sentezi" denilen garabetin yaratıcısıdır. akademik_bilimsel kişilikliklerini bir yana atarak cuntanın karşısında mürekkep şişesi gibi dizilen 12 eylül dönemi akademisyenleri tarafından bokunda boncuk olduğu sanılan şerif mardin'in görüşleri ekseninde kemalizm ve marksizm üniversiteden süpürülmüş yerine ne olduğu bilinmez bir neoliberal bir ideoloji yerleştirilmeye çalışılmıştır. türk islam sentezi ekseninde kendisine rahat hareket etme alanı bulan cemaatler (üzerinden siyasal islam) en sonunda akepe ile iktidarı ele geçirerek siyasal islamın yüzyıllık rüyasını gerçekleştirme fırsatını yakalamışlardır.

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    18.9.2017 08:50
  • kitap önerileri @16810

    nazım hikmet, memleketimden insan manzaraları adlı şiir-roman.
    türkiye cumhuriyeti devletinin uzun yıllar yasakladığı, tesadüfen(!) kütüphanesinde bulunduranları bile tutukladığı, bir bölümünü yok ettiği bu şiir-romanı okumamış olmak, bir aydın için büyük eksikliktir.

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    14.9.2017 14:33
  • kitap önerileri @16809

    kemal tahir'in tüm romanları.
    okuması kolaydır. kemal tahir tarihi almış, kendi kafasına, ya da öykünün gidişine göre değiştirmiş ve romanını oluşturmuştur. bununla beraber verdiği bilgiler insanı düşünmeye iter. örnek olarak, ülkemizde pek çok insan, köy enstitülerinin kapanmasının suçunu demokrat parti ve adnan menderese atar. ancak kemal tahir, "bozkırdaki çekirdek" adlı romanının en başında, köy enstitülerinin boynuna ipin chp tarafından takıldığını söyler. dikkatli ve meraklı bir okuyucu, romanın bu bölümüne kafayı takıp araştırırsa, romanın anlattıklarının gerçek olduğunu öğrenir.
    böylece kemal tahir'in diğer romanları da ciddi olarak okunması gereken romanlar arasına girer.

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    14.9.2017 14:28
  • flüt @16802

    rakı içmeye gücü yeten ibrahim tatlıses'in, oğlu için satın almaya gücünün yetmediği müzik aleti.
    söz konusu flüt helvacıoğlu markalıdır.



    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    6.9.2017 13:08
  • 6 7 eylül olayları @16801

    ikinci kuşak ittihat terekkici olan kemalistlerin, sünni müslüman türk devleti yaratma projesi kapsamında 6-7 eylül 1955 tarihinde, artık çoğunlukla istanbul ve izmir'de toplanmak zorunda kalmış gayri müslim (özellikle de rum) yurttaşlarına uyguladığı soykırıma verilen ad.
    yıllar sonra general eskisi sabri yirmibeşoğlu'nun "6-7 eylül özel harp dairesinin muhteşem bir başarısıydı" diye övüneceği olaylar, mustafa kemal'in selanik'teki evinin "rumlar" tarafından bombalanmasıyla başlamıştı. kısa süre içinde ortaya çıkacağı üzere evi bombalayan bir türk istihbarat görevlisiydi. ancak bombalayanın kimliği önemsizdi. soykırım çoktan örgütlenmişti. devlete çalışan ve tirajı taş çatlasa 10 bin olan istanbul ekspres gazetesi bombalamadan çok önce yapılan çalışmayla 190 bin adet basılmış, bombalamayı bekliyordu. bombalama haberi duyulur duyulmaz nereden çıktığı belirsiz (!) binlerce kişi, yağma, yıkım, tecavüz ve cinayetlerine başlıyordu.
    iki gün süren soykırımda, bilinen 15 kişi katledilmiş, 400 kişiye (aralarında erkek çocuklar da var) tecavüz edilmiş, on bine yakın ev, iş yeri, okul, mabet yağmalanmış, yıkılmış, yakılmıştı.
    olay daha sonra, gelenek olduğu üzere komünistlere ihale edildi. tutuklananlar daha sonra serbest kaldı ve bu süreç sırasında gerçek suçlular ve devletin rolü korunmuş ve örtbas edilmiş oldu.
    soykırımdan sonra istanbul'daki gayrimüslim azınlığın büyük bir kısmı ülkeyi terk etti. evlerini, barklarını, iş yerlerini, bir soykırımın gerçekte amaçladığı üzere, soykırımı yapanlara yok fiyatına devrettiler. istanbul, kendisini şehir yapan en önemli unsurlarını bu şekilde yitirdi ve çomaristan olma yolunda hızla ilerledi.
    bize de bu olaydan büyük bir utanç kaldı.

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    6.9.2017 12:57
  • deep web hakkında @16800

    biz ve bizim gibi "münasip" görülmeyen her şeyin sansürlendiği, hangi bilgiye ulaşacağımızın "ulu kişilerce" belirlendiği faşist devletlerde internete sağlıklı ulaşımın tek güvenli yolu

    artı
    0
    artı
    1
    artı
    0
    5.9.2017 15:19 - 15:29
  • hamdi @16793

    hamdi_ bir kurbanlık öyküsü
    asansör oturduğum katta durmayıp beni dama çıkardığı zaman gördüm hamdi’yle kocakarı’yı. hamdi orta boy bir erkek leylek, kocakarı da dişi bir saksağandı.
    kocakarı mahallemizin çocuğu sayılır, iki yaşında, dul bir kuş. eşini, dalga geçtiği, yemini çaldığı apartmanımızın kedisi kaptı. afiyetle yedi.
    afiyetle lafın gelişi, bir kemik boğazına battı. o günden beri fısıldayarak miyavlıyor.
    hamdi’yi tanımıyorum. o da beni tanımıyordu. o yüzden ilk karşılaştığımızda biraz hırlaştık. koca gagasıyla gözümü oymaya çalıştı. neyse ki gözümde kalın camlı gözlüklerim vardı. hamdi’nin gagasının ucu kırıldı. benim de camlar çizildi biraz. bu hırlaşmadan sonra arkadaş olduk. çok fazla samimi değildik tabi.
    hamdi’yle kocakarı apartmanın artık kullanılmayan bacalarından birine yuva yapmışlar. hamdi açıkladı: bu kış tam göç etmeye hazırlanırlarken karısını timsah kapmış nil nehrinde. o da dul olarak göç etmiş buraya. zavallı hamdiye diye söylendi. karısının adıymış hamdiye. daha doğrusu dişi leylekler evlenince kocalarının adını alırlarmış bu şekilde feminenleştirerek.
    misal erkek leyleğin adı pişman’sa evlenince doğrudan izmit’e göçerlermiş.
    iyi ama sizin yavrunuz olmaz ki dedim. biriniz leylek biriniz saksağan.
    “bizimkisi abazalıktan” dedi hamdi. “bu saatte ne ben bir dişi leylek bulabilirdim, ne de kocakarı erkek bir saksağan. koca bir yaz boşa mı gitsin yani”
    hak verdim.
    o gün yangın merdivenini kullanarak kendi daireme inmiştim.
    arada bir ne yaptıklarını merak ettiğim için dama çıkıyor, hallerini hatırlarını soruyordum. bazen de onlar benim balkona geliyorlardı. arkadaşlığımız mahalle bakkalıyla olan, üç kat aşağıdaki komşumuzla olan arkadaşlığımızdan bir gıdım daha iyiydi sadece, o kadar.
    bir gün, ağustos sonuna doğru balkonda otururken hamdi geldi. suratı asıktı. kocakarı gitti dedi.
    bir şey demeden yüzüne baktım. “bu mevsimin ilk yumurtalarından çıkan erkek saksağanlardan birini ayarlamış; onunla mesut ve verimli bir yuva kuracakmış”.
    “haklı” dedim. “hem sen neden göçmedin güneye?”
    “bu kış burada kalmaya niyetliyim, moralim bozuk, o kadar yolu çekemeyeceğim” dedi
    “yavrum sen angara’nın –gışını biliyon mu – yolda yürüyen adamın çükünü dondurur” dedim ankara ağzını taklit ederek.
    bilgisayardan geçmiş kışlara ait fotoğrafları çıkardım, gösterdim. dingil hayatında kar görmemiş, buzu benim içtiğim rakıda görmüş.
    bunu aldı bir tefekkür, kapıldı bir düşünceye…
    benim de derdim var bu esnada. kurban bayramı yaklaşıyor. ben kurban bayramlarında helikopter keserim ama bu sene biraz zor görünüyor, çünkü hem dolar ve örodaki artış nedeniyle helikopterin “baz fiyatları” arttı, hem de hükümetin koyduğu vergiler perişan edici düzeyde. helikopter yakıtı fiyatlarına her gün gelen zamdan hiç söz etmiyorum bile. dolayısıyla bu yıl helikopter kesmek biraz mümkünsüz görünüyor.
    birden bir şimşek çaktı zihnimde.
    ”hamdi lan” dedim. “sen bu kış nasılsa öleceksin”. haklısın der gibi yüzüme baktı şöyle bir.
    “bak, kurban bayramı geliyor. bu bayramda seni kurban edeyim. hem etinden faydalanırız ailecek, hem de öte dünyada bizi karşıya geçirirsin” dedim.
    ”sen yüz kilo geliyorsun, göt ayrı, göbek ayrı, nasıl taşıyacam lan ben seni” diye itiraz etti.
    kendisine sırat köprüsünden geçişin manen olduğunu, yani sadece ruhumuzu taşıyacağını, onun da bir şişe tuz ruhundan daha hafif olduğunu anlattım.
    sırat köprüsünden düşen maneviyatın nasıl, ne şekilde yanacağına dair soru sormadı. iyi ki sormadı. bu sorunun cevabı yok. manevi bir cevabı yok yani.
    biraz daha konuştuktan sonra hamdi ikna oldu. bu kurbanda onu kurban edeceğiz. boynunu keseceğimi bilmiyor henüz. son saniyeye kadar da söylemeyeceğim. bu arada onu bol bol besliyorum. bir yandan da leylek yahni, leylek tavada yapmayı öğreniyorum.

    artı
    4
    artı
    0
    artı
    1
    25.8.2017 15:38
  • malazgirt meydan savaşı @16792

    hazırlıkları 26 ağustos 1071 tarihinde selçuklu ordusu ile bizans ordusu arasında, bugün muş'a bağlı olan malazgirt ovasında yapılan savaş.
    bizim tarih kitaplarımızda anlatılanın tersine selçuklu ordusu 20 - 30 bin arası, bizans ordusu 7 -14 bin arası askere sahipti. savaş sürerken, bizans ordusundaki avar türklerinden oluşan paralı askerlerin daha fazla para vereceklerine inandığı selçukluların safına geçmeleri, zaten sayısı az ve siyasal entrikaların kuşattığı bizans ordusunun kısa zamanda dağılmasına yol açmıştır. bizans imparatoru roman diojen esir düşmüş, gene bize anlatılanların tam tersine selçuklu hükümdarı alpaslan tarafından aşağılanmıştır.
    savaş, "anadolu'nun kapılarını türklere açan" bir savaş olmaktan çok uzak bir savaştır, zira türkler zaten anadolu'dadırlar. savaş, selçukluların, daha sonra osmanlılar tarafından sürdürülecek alevi-şaman türkleri kırmasının legalleşmesinin yolunu açmıştır.

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    25.8.2017 10:00
  • fossa @16789

    madagascar adasına özgü, adanın besin zincirinin en üstünde olan yırtıcı hayvan. ismin anlamı "kedi gibi" dir. kedigillerle hiçbir akrabalığı olmamasına rağmen bir kedinin tüm davranış (avlanma vesair) özelliklerini sergiler. aslen mongoose familyasındadır. ormanda primatlar ve lemurlae dahil dişine uygun her şeyi avlar ve yer.
    yağmur ormanlarının azalmaya başlaması yüzünden soyu tükenme tehlikesi altında olarak değerlendirilmektedir.

    muhendissozluk.net

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    24.8.2017 17:11
  • brain @16788

    ilk bilgisayar virüsü. 1986 yılında pakistanlı iki kardeş tarafından yazılmıştır. msdos işletim sistemine sahip bilgisayarlarda floppy disklerin "file allocation table" = fat 'lerine bulaşırdı. virüslü bir floppy disk bilgisayara takıldıktan sonra virüs kendisini hafızaya kopyalar, başka bir floppy takıldığında o floppy'ye de bulaşırdı. floppy üzerindeki verilerin kısmi tahribatı dışında en önemli etkisi disk sürücülerinin okuma yazma hızını düşürmesiydi. bugünün antivirüs endüstrisinin doğmasına neden olmuştur.

    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    24.8.2017 16:28
  • tahin @16787

    susam unu anlamına gelen arapça tahana sözcüğünden türemiştir. ezilmiş susamdır kısaca.
    susam kavrulduktan sonra tel eleklerde savrularak soğutulur ve susamın dışındaki zar kabuk olabildiğince temizlenir. kavrulmuş soğumuş susam, ezilme sırasında ısınması engellenerek (bunu yapmanın en kolay ama uzun yolu yavaş yavaş ezmektir) iyice ezilir. böylece susam tahin haline gelmiş olur.
    susamın yarıya yakını yağdır. tahine tadını veren de bu susam yağıdır. susam yağı çok değerli bir madde olduğundan, kimi tahin üreticileri tahindeki yağın bir bölümünü alır, yerine aslında kokusuz bir yağ olan rafine ayçiçek yağını koyarlar. bu tahin hiçbir işe yaramaz, ihraç edince geri gelir.
    tahin çok değerli bir besindir. hem protein hem enerji hem de vitamin kaynağıdır. her gün yenilecek iki kaşık tahin bağışıklık sistemini tam kapasite çalıştırır. bebeklerin ve çocukların gelişimini hissedilir derecede olumlu yönde etkiler.
    tabi bu yararları elde edebilmek için tahine katkı maddesi olarak doğal zehir şeker değil pekmez eklenmelidir.

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    24.8.2017 10:35
  • memur maaş zamları @16786

    memurlar adına toplu sözleşme imzalama yetkisine sahip olan sarı sendika memur-sen'in adını memnun-sen olarak değiştirmesinden sonra iki yıl için toplam %17.5 gibi muazzam (!) bir zamma imza atmışlardır

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    22.8.2017 16:20
  • orada kimse var mı @16785

    17 ağustos 1999 depreminden bir çığlık. taşın, toprağın, enkazın arasından bir inilti gelir mi diye bir grup insanın umutsuzca bağırması. bir keresinde bir köpek ses vermişti ve dışarı alınmıştı.

    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    17.8.2017 15:08
  • memur maaş zamları @16779

    2018-19 yılı için hükumetin teklifi her altı aylık dönem için %3 + enflasyon farkı olmuştur.
    4 dönem sonucunda toplam artış %12.5 olmaktadır. yandaş gazeteci yawşak olunca, bu haberi "memura %12.5 zam teklifi" şeklinde verir. enflasyon oranları asla gerçek oranları yansıtmayacağından bu haliyle kabul görürse reel maaşlar büyük oranda gerilemiş olacaktır.
    www.aksam.com.tr

    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    16.8.2017 16:34
  • çalışılsa da anlaşılamayan ders @16778

    olasılık ve stokastik süreçler. olasılık tamam da stokastik süreçleri hala anlayabilmiş değilim

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    15.8.2017 17:39
  • istanbul @16771

    beklenen istanbul depremine bir de temmuz 2017 sonundaki yağmur eşlik ederse komple yeryüzünden silinecek megaköy.

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    14.8.2017 17:30
  • kadir @16770

    bir yıldızın parlaklığını gösterir ölçüm birimi. logaritmik bir skala izler ve kadir büyüdükçe yıldızın parlaklığı azalır. en parlak, dolayısıyla en düşük kadirli yıldız 1.5 kadirle sirius'tur. çıplak gözle görebileceğimiz en sönük yıldızın kadiri de 6'dır.

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    14.8.2017 16:49
  • vodafone arena @16769

    fermanı verenin değil uygulayanın şahsiyetsizliği yüzünden adı "vodafone park" olarak değiştirilmiş stadyum.

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    14.8.2017 09:19
  • o @16766

    stephen king'in ilk defa 1984 yılında, o dönemde, bu kadar uzun roman satmaz diye kısaltılmış olarak, otuz yıl sonra, bu kez tam metin olarak yayınlanan korku-macera romanı. orijinal adı "it" dir. (köpek anlamına değil) ilk hali 500 sayfayken, tam metin 1300 sayfa civarındadır ve okuyup bitirmesi on beş günümü almıştır. 2017 ekim ayında bu versiyonun da filmi sinemalarda gösterime girecektir.



    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    13.8.2017 14:49
  • bir fikrin mi var @16762

    bir bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak var, buna alışılıyor da, hiç araştırıp sormadan fikir sahibi olmaya alışılmıyor.
    kişisel olarak bir kadının dini inançlarını ileri sürerek saçlarını önce bir torbaya sokması, sonra da bir bezle tamamen örtmesi bana ters gelen bir şey. ancak buradan yola çıkarak kadının nitelikleri hakkında ön yargıyla davranmak da bana ters geliyor. nitekim yanımda çalışan kadınlardan ikisi türbanlı, kendileriyle dost olmasam bile (ikisini de işe ben aldım) işlerini yaptıkları sürece, ki yapıyorlar, şirketimizde bulunmalarının bir sakıncası yok.
    gelelim bu yılın projesine: proje dinlemeye değer bir proje. uygulanabilirliği olan bir proje. sanırım kadın da güzel sunmuş. bu nedenle de kendisini ödüle değer bulmuşlar. bir fikrin mi var, altı-yedi yıldır devam eden bir program. bu yıl bir türbanlı ödül almış, geçen yıl da, begüm buket adlı başı açık bir kadın almış bu ödülü. www.facebook.com
    birfikrinmivar.com
    son söz olarak
    birisini yereceğiniz ya da öveceğiniz zaman bir yutkunmakta yarar var. yutkunun

    artı
    1
    artı
    2
    artı
    0
    11.8.2017 17:46
  • ramil guliyev in 200 metre dünya şampiyonu olması @16761

    2011'den bu yana ülkemizde yaşaya yaşaya buralı olmuş bir azerbaycan vatandaşının şampiyon olmasıdır. nitekim yarışma sonrası önce azerbaycan bayrağını sırtına bağlamış, daha sonra türkiye bayrağını eline alarak şeref turu atmıştır.

    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    11.8.2017 10:02
  • wikipedi @16758

    yüce türk devleti tarafından doğrudan erişime kapatılmıştır. kapatılma gerekçesi, türkiye'nin suriye'deki iç savaşa destek verdiğine dair bir içerik bulunmasıdır ki, türkiye'de yaşayan ve azıcık okuması yazması olan herkesin bildiği bir gerçektir bu. anlaşıldığı kadarıyla yüce türk devleti bu bilginin wikipedia üzerinden kalıcı bir bilgi haline gelmesini engellemeye çalışmaktadır.
    yüce türk devletinin wikipedia'dan bir başka talebi, ülkemize gelerek bir ofis kurması ve vergi vermesidir. bu her kuşu öptük bir tek leylek kaldı demektir ki, ben bizim büyük türk büyüklerimizin wiki'nin kar amacı gütmeyen bir kuruluş olduğunu bilmediklerini sanmıyorum. bu beyan büyük bir kötü niyet içermektedir.
    neyse ki, dünya, bizim yüce türk devletinin ve onun büyük türk büyüğü yöneticilerinin keyfine göre dans etmemektedir. en basit şekli wikipedia sözcüğünün önüne bir sıfır koyarak bu erişim engelini aşmanın elli farklı tonu insanlara ulaştırılmıştır.
    en.0wikipedia.org

    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    9.8.2017 12:55
  • kaybedenler kulubü @16752

    stephen king'in "o" adlı romanında palyaço pennywise ile mücadele eden yedi çocuğun kendilerine taktığı ad.

    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    7.8.2017 22:11
  • işsizlik @16750

    en mükemmel çözümü türkiye cumhuriyeti devleti tarafından bulunmuş toplumsal sorun.
    bilindiği üzere, anayasamızda türkiye cumhuriyeti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğu bağıra bağıra söylenmektedir. sosyal devletin görevlerinden birisi de, gençlerine iş bulmak, onlara iş olanakları yaratmaktır. herhangi bir politikacı, "devletin görevi iş bulmak değildir" dediği anda politik hayatı biteceğine göre (her ne kadar mr. erdoğan -her üniversiteli iş bulacak diye bir şey yok- dediyse de diğer pek çok konuda yaptığı gibi bu konuda da tükürdüğünü yalamış ve çevir kazı yanmasın yapmış olduğundan bu bağlamda konuşulamaz) hem iş bulmamak hem de bu lafı söylememek için muazzam bir çözüm geliştirmiştir türkiye cumhuriyeti. adım adım gidelim:

    1) herkesi lise mezunu yapmak. liseye giren herkes, okuma yazma bilmese bile mezun edilir.
    2) liseyi bitiren herkesi üniversiteli yapmak. her yıl üniversiteye giren öğrenci sayısı bir milyon civarında

    3) yakın zamana kadar üç yıl olan lise eğitimi 4 yıla çıkartılarak öğrenci bir yıl lisede tutulur.
    4) liseyi 4 yılda bitiren bir öğrenci normal koşullar altında bir yıl üniversiteye girmek için hazırlanır.
    5) üniversiteye giren bir öğrenci ilk yılını hazırlık adı verilen ve ingilizceyi öğrenemediği bir sınıfta harcar
    6) hiç takılmayan bir öğrenci üniversiteyi dört yılda bitirir. ama istatistikler bize üniversitelerin ortalama 5 yılda bittiğini göstermektedir.
    toplarsak: normal olarak 18 yaşında 3 yıllık bir liseyi bitirecek bir genç 1 + 1 +1 +5=8 yılda eğitimini sona erdirmektedir. yani yaşı 25 olmuştur. erkekler için buna minimum 1 yıl da askerlik eklerseniz yaş 26 olur.
    dolayısıyla, 18 yaşında mezun olan bir gence iş bulmak ya da iş alanı açmakla mükellef olan devlet gencin işsizliğini 8 yıl ötelemekte, bu süreyi gencin ailesine kaktırmaktadır.
    bu kurnazlığı akıl eden bir ikinci devletin olmadığını da ekleyelim. 25-26 yaşına gelen genç, aslında 8 yıllık bir işsizlik süresi yaşadığının ve toplumsal bir patlamanın bir unsuru olduğunun farkında olmadan yaşlanma noktasına gelmiş demektir. devlet bu şekilde her yıl bir milyon genci yaşlandırmaktadır. ama sorun gitgide büyümektedir. çözülmez bir noktayı geçmiş olmasına rağmen de hiçbir adım atılmamaktadır

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    7.8.2017 16:46
  • proton @16749

    malezya kökenli bir otomobil firması. %50 malezya (hıcom) %50 mitsubishi (japon) ortaklığı olarak kurulmuştur. genel olarak mitsubishi'nin otomobillerini proton markası altında üretir. bunun yanı sıra kendi tasarımları da vardır.
    ülkemize girişi, 1999 yılında müslüman kesimi "tokatlamasıyla" ünlü dolandırıcı jet fadıl sayesinde olmuştur. jet fadıl proton firmasına logosu "imza" olan tek bir otomobil yaptırararak, ülkemizde büyük bir otomobil fabrikası kuracağı iddiasıyla ortaya çıkmış ve müslümanlardan yaklaşık 300 milyon dolar civarında para toplamış ve bu parayı "deve" etmiştir. imza adı altında üretilecek proton otomobillerin fabrika arazisinde bugün siirt fıstığı yetiştirilmektedir.

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    7.8.2017 12:34
  • delikli kart @16688

    kişisel bilgisayarların yaygınlaşmaya başladığı 1980'lerin ortalarına kadar, özellikle "main frame" bilgisayarlara program girmek için kullanılan, sert kağıttan yapılmış hede... punched card ya da gerçek ama kullanılmayan adıyla hollerith card da denilir.
    kartın üst tarafında iki satırlık bir boşluk vardır. bunun ilk satırına programın sözsel dökümü yazılır. örneğin "if x=10 then go to 100" gibi. altta ise 10 satır 80 sütun bir alan vardır. satırlara sırasıyla
    seksener adet 0, 1, 2, 3...9 sayıları yazılıdır. (fotoğrafa bakınız)
    program önceden programcılar için özel olarak hazırlanmış kareli kağıtlara elle yazılır. sonra delgi için özel tasarlanmış punch makinelerinde daktiloya çekilir. bir program satırı en fazla 80 karakter olabilir.
    punch makinesine bu satır yazılırken makine kağıdın ascii kodunu kağıda deler. satır bitince kağıt çıkar yeni kağıt sürülür. her bir program satırı tek bir kağıt kullanır. programcı kağıtların sırasını şaşırmamak zorundadır. kağıtlar karışırsa ya da bir kağıt kaybolursa programcı ve programcı bunun farkına varmazsa ya hatalı sonuç alır, genelde de tanımsız döngüye girip operatör tarafından durdurulur.

    hizliresim.com

    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    6.10.2016 17:42
  • antepçe @16687

    zibil : çöp. antep'in dışında ise hem çöp hem de hayvan dışkısı diye kullanılır
    zibillik: çöplük.

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    6.10.2016 15:45
  • excel sorusu kendi̇ne güvenen cevaplasin @16686

    (bkz: @16684 ) ya soru ya bu yanıt yanlış. ancak bir excel dosyasının boyu hücreler içine yazılı şeylerin niteliğiyle ilintilidir. sadece nümerik ya da alfanümerik yazılırsa tek bir hücrenin boyu 16kb olur. bu hücre içinde yazılanı kalın karakter yaparsak 24 k olur. demek ki 8k format için harcanıyor.
    soruyu şöyle soralım o zaman: bir excel tablosununun bir hücresini 32 bit bir veriyle doldurur ve yan hücreyi de boş bırakıyoruz. bu iki hücreyi kaç kere kopyalayıp yapıştırırsak 8gb'lık bir dosya oluştururuz? sorunun soruluş şekli böyle olmalıydı

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    6.10.2016 13:17
  • spectrum zx @16685

    48k'lık modelinin ana kartı şudur:
    hizliresim.com

    kartın sol altında bulunan sekiz adet entegre devre 32k ram, sağ altta bulunan dört adet entegre de işletim sisteminin(!) yüklü olduğu 16k rom'dur. işlemci, ortadaki nec d780c olup (zilog z80 eşdeğeri) işlemcinin sonundaki nec d 23128c video işlemci, bir anlamda grafik kartıdır.

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    6.10.2016 11:52
  • yenikapı ruhu @16679

    topluma barış getirecek, yatıştıracak şekilde nane ruhu gibi olması beklenirken tam olarak tuzruhu olduğu ortaya serilmiştir. yapılacağı, gün ve saati bile bilinmesine rağmen engellenmeyerek iki yüz elli kişinin ölmesine göz yumulan düzmece bir darbenin ardından devletin, erdoğan eliyle yaptığı "sivil" görünümlü darbenin "cici" yüzü, "milli mutabakat" yüzü olarak yutturulmasının katalizörüdür. tarih, bu ruhun sentezinde figüran olarak yol alan aslan sosyal demokratlarımızı da unutmayacaktır.

    artı
    1
    artı
    1
    artı
    0
    6.10.2016 07:19
  • the shining @16678

    stephen king'in aynı adlı romanından uyarlamadır. yazarın ilk romanlarındandır. stephen king, stanley kubrick'i, "kendisi ateist, o yüzden romandaki doğa dışı olayları biraz materyalist açıdan anlatmış" diye eleştirmiştir.
    stephen king, aradan otuz yıldan daha fazla bir süre geçtikten sonra shining'in devamı olarak "bay uyku" adlı romanı yazmıştır. kişisel düşüncem "olmamış"tır.

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    6.10.2016 07:11
  • excel sorusu kendi̇ne güvenen cevaplasin @16659

    bir sayfanın büyüklüğü hhücrelerde ne olduğuna, nasıl formatlandığına, başka hücrelerle bağlantılı olup olmadığına bağlıdır. örneğin tüm hücreler "12345678" olsun bu durumda sayfanın büyüklüğü 56k civarındadır. ama az önce 1mb boyutunda bir sayfa da yarattım. 255 sütun 5000 satır, her hücre değeri "" ise 7.56 mb falan oluyor. sütun değeri a1..a256 olarak yazılırsa 17 mb.

    artı
    0
    artı
    0
    artı
    0
    4.10.2016 21:11
  • neden sıvıların girdiği her cisim silindirik bir formda olur ki @16656

    üretimi kolaydır. bir levha sacı tek aşamada silindir hale getirebilirsiniz. ama bir dikdörtgen prizma yapabilmek için dört kere ölçüm, dört kere büküm yapmak zorundasınız.

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    4.10.2016 13:03
  • spectrum zx @16651

    1982'de piyasaya sürülen ve çeşitli modelleriyle 1992'ye kadar satışta kalan "8 bit" ev bilgisayarı modeli.
    sinclair research firması tarafından üretilmiştir ve satışta olduğu sürede 5 milyondan fazla satılan bilgisayar firma sahibi clive sinclair'e şövalyelik ünvanı kazandırmıştır.
    her ne kadar çağdaşı olan commodore 64 kadar ünlü değilse de, kişisel bilgisayarların yaygınlaşmasında, gelişmesinde, irili ufaklı ve bugün bir kısmı hala devam eden binlerce yazılım firmasının ortaya çıkmasında commodore 64 kadar katkı sağlamıştır.
    bilgisayarın çekirdeği zilog z80a mikroişlemcisidir. (daha sonra muadil işlemciler de kullanılmıştır.) başlangıçta 3.5MHz'de çalışan işlemci daha sonra 4.77MHz'e kadar çıkmıştır ki, bu hız ıbm pc-xt bilgisayarların da başlangıç hızıdır. 16k 'dan 64k'ya kadar muhtelif bellek seçenekleri olmasına rağmen en çok tutulan modeli 48k belleğe sahip olanıydı. bu belleğin 16k'lık bölümü, rom'a kayıtlı "işletim sistemiydi" (karşılaştırma için ıbm pc-xt, 64k hafızaya sahipti.)
    fotoğrafta da görülen bir kutudan başka bir şey olmayan zx spectrum, harici bir ac/dc adaptör, televizyon anten girişine giren bir jak fiş (dahili televizyon vericisi var) ve oyun ya da bir program yüklemek için kaset teyp girişine sahipti. ayrıca bilgisayar dış dünyayla haberleşerek oldukça karmaşık otomasyon işlerinde kullanılabilen bir porta da sahipti.
    işletim sistemi, dışarıdan müdahale edilemeyen bir kodla, bilgisayar açılır açılmaz ortaya çıkan bir basıc dili derleyicisi içerirdi. basic komutlarının tamamı "short-cut" lar halinde keyboard üzerinde kayıtlıydı.
    yukarıda belirttiğimiz gibi bilgisayara harici program bir jak fiş yoluyla harici bir kaset teypten yüklenirdi. bu şekilde program yüklemek çok problemli olduğundan 1985 yılına doğru kaset teyp içeren bilgisayar da yapılmıştır.
    muhendissozluk.net

    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    3.10.2016 15:04
  • şamil baseyev @16650

    1 eylül 2004'te kuzey osetya'da beslan kentinde bir okulu basarak çoğunluğunu ilkokul öğrencilerinin olduğu yüzlerce sivili rehin alan ve üç günlük ikna çabalarına rağmen baskını sona erdirmeyerek 330 çocuğun ölümüne neden olan terör eyleminin planlayıcısı. tam cuk otursun: çocuk katili

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    3.10.2016 13:34 - 21:20
  • rosetta uzay sondası @16637

    rosetta finale,
    sondanın kuyruklu yıldıza çarptırılması sırasında esa kontrol odası


    artı
    2
    artı
    0
    artı
    0
    2.10.2016 16:03
  • dünya @16622

    mars'tan bakıldığı zaman şu şekilde görülen gezegenimizdir :

    www.universetoday.com

    artı
    1
    artı
    0
    artı
    0
    30.9.2016 22:43