hamdi

  • hamdi_ bir kurbanlık öyküsü
    asansör oturduğum katta durmayıp beni dama çıkardığı zaman gördüm hamdi’yle kocakarı’yı. hamdi orta boy bir erkek leylek, kocakarı da dişi bir saksağandı.
    kocakarı mahallemizin çocuğu sayılır, iki yaşında, dul bir kuş. eşini, dalga geçtiği, yemini çaldığı apartmanımızın kedisi kaptı. afiyetle yedi.
    afiyetle lafın gelişi, bir kemik boğazına battı. o günden beri fısıldayarak miyavlıyor.
    hamdi’yi tanımıyorum. o da beni tanımıyordu. o yüzden ilk karşılaştığımızda biraz hırlaştık. koca gagasıyla gözümü oymaya çalıştı. neyse ki gözümde kalın camlı gözlüklerim vardı. hamdi’nin gagasının ucu kırıldı. benim de camlar çizildi biraz. bu hırlaşmadan sonra arkadaş olduk. çok fazla samimi değildik tabi.
    hamdi’yle kocakarı apartmanın artık kullanılmayan bacalarından birine yuva yapmışlar. hamdi açıkladı: bu kış tam göç etmeye hazırlanırlarken karısını timsah kapmış nil nehrinde. o da dul olarak göç etmiş buraya. zavallı hamdiye diye söylendi. karısının adıymış hamdiye. daha doğrusu dişi leylekler evlenince kocalarının adını alırlarmış bu şekilde feminenleştirerek.
    misal erkek leyleğin adı pişman’sa evlenince doğrudan izmit’e göçerlermiş.
    iyi ama sizin yavrunuz olmaz ki dedim. biriniz leylek biriniz saksağan.
    “bizimkisi abazalıktan” dedi hamdi. “bu saatte ne ben bir dişi leylek bulabilirdim, ne de kocakarı erkek bir saksağan. koca bir yaz boşa mı gitsin yani”
    hak verdim.
    o gün yangın merdivenini kullanarak kendi daireme inmiştim.
    arada bir ne yaptıklarını merak ettiğim için dama çıkıyor, hallerini hatırlarını soruyordum. bazen de onlar benim balkona geliyorlardı. arkadaşlığımız mahalle bakkalıyla olan, üç kat aşağıdaki komşumuzla olan arkadaşlığımızdan bir gıdım daha iyiydi sadece, o kadar.
    bir gün, ağustos sonuna doğru balkonda otururken hamdi geldi. suratı asıktı. kocakarı gitti dedi.
    bir şey demeden yüzüne baktım. “bu mevsimin ilk yumurtalarından çıkan erkek saksağanlardan birini ayarlamış; onunla mesut ve verimli bir yuva kuracakmış”.
    “haklı” dedim. “hem sen neden göçmedin güneye?”
    “bu kış burada kalmaya niyetliyim, moralim bozuk, o kadar yolu çekemeyeceğim” dedi
    “yavrum sen angara’nın –gışını biliyon mu – yolda yürüyen adamın çükünü dondurur” dedim ankara ağzını taklit ederek.
    bilgisayardan geçmiş kışlara ait fotoğrafları çıkardım, gösterdim. dingil hayatında kar görmemiş, buzu benim içtiğim rakıda görmüş.
    bunu aldı bir tefekkür, kapıldı bir düşünceye…
    benim de derdim var bu esnada. kurban bayramı yaklaşıyor. ben kurban bayramlarında helikopter keserim ama bu sene biraz zor görünüyor, çünkü hem dolar ve örodaki artış nedeniyle helikopterin “baz fiyatları” arttı, hem de hükümetin koyduğu vergiler perişan edici düzeyde. helikopter yakıtı fiyatlarına her gün gelen zamdan hiç söz etmiyorum bile. dolayısıyla bu yıl helikopter kesmek biraz mümkünsüz görünüyor.
    birden bir şimşek çaktı zihnimde.
    ”hamdi lan” dedim. “sen bu kış nasılsa öleceksin”. haklısın der gibi yüzüme baktı şöyle bir.
    “bak, kurban bayramı geliyor. bu bayramda seni kurban edeyim. hem etinden faydalanırız ailecek, hem de öte dünyada bizi karşıya geçirirsin” dedim.
    ”sen yüz kilo geliyorsun, göt ayrı, göbek ayrı, nasıl taşıyacam lan ben seni” diye itiraz etti.
    kendisine sırat köprüsünden geçişin manen olduğunu, yani sadece ruhumuzu taşıyacağını, onun da bir şişe tuz ruhundan daha hafif olduğunu anlattım.
    sırat köprüsünden düşen maneviyatın nasıl, ne şekilde yanacağına dair soru sormadı. iyi ki sormadı. bu sorunun cevabı yok. manevi bir cevabı yok yani.
    biraz daha konuştuktan sonra hamdi ikna oldu. bu kurbanda onu kurban edeceğiz. boynunu keseceğimi bilmiyor henüz. son saniyeye kadar da söylemeyeceğim. bu arada onu bol bol besliyorum. bir yandan da leylek yahni, leylek tavada yapmayı öğreniyorum.
sosyal medyadan takip edin
mühendis sözlük facebook mühendis sözlük twitter mühendis sözlük instagram mühendis sözlük youtube mühendis sözlük google plus
duyurular
  • elektronik ve haberleşme mühendisliği
  • inşaat mı makine mi 2
  • matlab antremanları 3
  • bilgisayar önerisi 6
  • yönetim bilişim sistemleri
facebook'tan takip edin